2/11/2009

>> Devlet Hizmet Vermiyor

klasik bir cümledir. gidip yabancı bir ülkede bu tarz gözlem yapacak kadar yaşamadım o nedenle kalkıpta bir tek bize özgü ayakları yapamayacağım ama biz de bu durumun iliklerimize kadar işlediği bir gerçek. nedeni bilinmez bütün tembel kesimin bütün iş yapmayanların ağzında sakız yaptığı laftır bu.

devlet elbette çok fazla yükümlülükler ile sorumludur ve bunları sosyal devlet statüsünde ise yerine getirmek mecburiyetindedir. bunlar gerçekleşmediği zaman vatandaşın isyan etmesine, hakkını istemesine kimsenin karşı çıkabilmeye haddi yoktur. devletin hem görevini yapmayıp hem bık bık etmesi başka konu ona değiniriz sonra.

ancak çalışma didinme, güzel bir şeyler katmak için uğraşma yerine, en basitinden elektrik beleş olsa, su beleş olsa diye bir taraflarını yırt, dalavere yapacam diye sonra her şeyi ayağına bekle.

bunun özellikle çoğu kısmını doğu kesiminde görüyoruz maalesef. zamanın da devletin niyetlendiği hizmetlere bile sarılmayan bölge halkı daha sonra hizmetlerin olmamasından yakınmakta. ancak yine de belirteyim bu durum en batıdan en doğusuna kadar her yerde aynı. en olmadık şeyin bahanesini topyekün üsütümüzden atma piskolojisi bu.

(bkz: devlet eğitim vermiyor)
(bkz: devlet su vermiyor)
(bkz: devlet elektrik vermiyor)
(bkz: devlet doğalgaz vermiyor)
(bkz: devlet telefon vermiyor)
(bkz: devlet entry vermiyor)641343<_script />entry('6413433','velettimaminoldum','42250','self','');<_script />

2/11/2009

>> Kürtlerin İhtiyacı Olan Cesaret

Neyse, dünden bugüne türkiye çok uzun yıllardır süren sinsi bir savaşın içinde şehit vermekte. gencecik fidanlarımız toprak olmakta hayatlarının baharında. herkesin bildiği gerçekleri bir daha söylemeye gerek yok.

işte bu koşullardayken ve bu kadar olaylar artık tepeye tırmanmışken acaba kürt halkının artık kendine gelip üzerinden kan emmeye çalışan bu onun bunun oyuncağı pkk denen illetten kurtulması gerekmez mi? bu ülkede sizden 100 km. batıda oturuyor diye size düşmanmış gibi gösteriyorlar güya türk halkını. var mı böyle bir şey ey kardeşim koy elini vicdanına söyle? bu kadar senedir kaç kişi ölmüş kaç kişi hayatını kaybetmiş pkk yüzünden bu insanlar bir kere çıkıpta kahrolsun kürt halkı demiş midir meydanlarda? bir kere bile diyarbakıra laf atmış mıdır? yoksa meydanlarda lanet edilen tek şey sadece pkk mıdır? faşist dediğin bölücü dediğin böyle mi olur?

kardeşim, bu insanların koskoca bir memleketin sizlerden beklediği şey çok basit. artık şu lanet herifleri başınızdan atın. tamam devlet bu zamana kadar yeterli ekonomik desteği doğu kesimine vermedi dersin haklısındır, ama zaten doğu kesiminin yarısı batıda yaşıyor be güzel kardeşim? gören de orada kilitli tutuyor devlet seni sanar. sen diyarbakırda çevrendeki insanların kolunda kilolarca altınla dolaşırken iç anadolu köylerinde millet altın klozete mi sıçıyor sanıyorsun? onlar yoksul değil mi? bu ülkede yoksulluk, refah seviyesinin eşit olmaması sana ait mi sanıyorsun? önce devletten hesap sormak yerine sana para gelişini kesen aşiret reislerinden neden hesap sormuyorsun?

sevgili kardeşim, karşı tarafın hatalarını buluyorsun tebrikler, ama herhangi bir süreçte kendine çıkardığın bir hata var mı? bir kere bile herhangi birinizin ağzından hatalıyız bu noktada çıkmadı. biraz da özeleştiri yapma vakti değil midir artık?

koskoca şehirlersiniz. sürüce insansınız dağdaki 15 ayıdan mı çekiniyorsunuz anlatın bize? biz sizden artık onlara karşı tepki vermenizi defetmenizi beklerken siz inatla onları savunmaya çalışıyorsunuz ardında gelen tepkilere de şaşırıyorsunuz.

koskoca bir millet bu pkk denen illetin üzerine çökmek için ordusuyla halkıyla devletiyle beklerken senin de taşın altına elini sokman gerekmez mi?

artık insanların içindeki, yanlış kişilere güvenerek kaybettirdiğin kardeşlik duygusuna daha fazla zarar gelmeden dur demen gerekmez mi?

2/11/2009

>> Atatürk vs. RTE

şimdi şöyle bir durum da olmasın o nedenle hani fark yok la işte ancak kıyaslamak haksızlık olur ayıp olur diyebiliyorsunuz demesinler diye biraz elden geldiğince farkları ortaya koymaya çalışalım.

1- atatürk iyi bir askerdir. yeni savaş stratejileri belirleyebilir, bunları aktif olarak savaşlarda uygulayabilir, ordusuna motivasyon sağlayabilir, gerektiğinde cephede savaşmayı gözealabilir ve çok büyük denilen orduları elindeki kısıtlı imkanlarla yenebilecek kadar başarılı bir komutandır. kısacası bütün herkesin bütün dünyanın takdir ettiği üzere askeri bir dehadır. rte'nin ise böyle bir özelliği yoktur.

2- atatürk devrimcidir. düzene göre hareket edip düzeni devam ettiren bir adam değildir. kendi ilerici görüşleri vardır, toplumu yönlendirebilecek devrimlere, yeniliklere imza atmasını bilir. rte yenilikçi değildir. varolan düzen içerisinde bile atılımcı hareketler sergileyemez. ancak eline yüzüne bulaştırdığı bazı açılımlar yapar.

3- atatürk entellektüeldir. kitap okur. yazı yazar. şairleri bilir. yazarları bilir. aynı döneme denk gelseydi en basitinden fazıl hüsnü dağlarca ile faruk nafız çamlıbeli karıştırmazdı. iyi yazılar yazar hem atatürk. kalemi kağıdı iyidir. rte ise çalışanlarının verdiği yazıları şiirleri okur hava atmaya çalışır eline yüzüne bulaştırır.

4- atatürk yabancı dil bilir. rte ise van minüt bilir.

5- atatürk türk halkını iyi tanır. ne istediğini ne isteyeceğini neler yapabileceğini ve nerelerde destek görmesi gerektiğini iyi analiz eder. buna göre önlemler alır. halkı kalkındırmak halkın oluşmamış sınıflarını oluşturmak için çeşitli yollara başvurur. çiftçiyi düşünür. köylerin gelişmesini, cahilliğinden kurtulmasını en büyük projelerinden biri olarak ortaya koyar. rte fakir kesimle çiftçi kesimle uğraşmaz. para babaları daha zengin olsun onun için yeterlidir. ayrıca kendisine seçim zamanlarında gösterdiği gibi örnek aldığı adam mendereslerdir. çiftçinin toprak sahibi olmasına, kültürünün artmasına ve sorgulayıcı olmasına en çok karşı olan adamlardır.

6- atatürk doğayı sever. atatürk orman çiftliğini yapmak için nice zorluklara berbat bir zemine rağmen inat eder ve sonunda bunu başkente kazandırır. rte ise orman yağmasına izin verir. önemli olan oralardan gelecek olan paradır. sonuçta ağaç değil mi ulan her yerden çıkar ekince tekrardan.

7- atatürk sosyaldir. sosyal hayatı iyi bilir. davetlerde hiçbir zaman sırıtmaz. yerine göre davranır. dans etmesini oturup kalkmasını yeri geldiğinde devlet adamına yakışırcasına laf sokmasını bilir. kadınlara önem verir. rte davetlere genelde karısını yan masaya oturtan zihniyettendir. kadınlara ikinci sınıf muamelesi yapar. dans mans nerde bilsin.

8- atatürk halkının bilinçlenmesini, okumasını sorgulamasını ister. sadece yukarıdan gelen emirler böyle oturalım biz dememelerini ilim irfanla uğraşmalarını ister. rte ve tayfası ise darwinin allah belasını versin, zaten cehennemde o mendabur münafık diye ortalarda dolaşırlar.

9- atatürk herkesin dinini içinde siyasete ait olmaması için yaşamasını ister, laik sistemi bu nedenle getirmiştir. şeyhlere, hacı hocalara, sahtekarlara karşı durmuştur. rte laiklik karşıtıdır. bunu kendi demiştir.hem laik hem müslüman olunmaz, buyurmuştur. etek öpme geçmişi vardır.

10- atatürk cumhuriyet ve demokrasi ile bu halkın temellerini atmıştır. elinden geldiğince bunları sancılı dönemlere rağmen oturtmaya çalışmıştır. rte ise demokrasiyi sadece amaç değil araç olarak görür.

11- atatürk çocukları sever. çocukları evlat edinir onları büyütür eğitir yurda faydalı adamlar yapar. o çocuklarda bu ülkenin ilklerini gerçekleştirirler. rte de çocukları sever en az üç tane çocuk ister. kendi çocuklarına daha düşkündür. yancılarının ve kendi çocuklarının gemiler almasına yatlar katlar almasına bayılır. tek ortak noktaları budur demek ki. ikiside çocuk seviyor.

hani daha bunlar ıvır zıvırlar belki milyonlarca var ama işte yeter be kardeşim. hep devletten beklemeyelim bu işleri.

2/11/2009

>> Nefes : Vatan Sağolsun - İnceleme

bir kere de istisna yapalım millet olarak. bir kerede bilmediğimiz görmediğimiz bir yer hakkında yaşanmışlıklara şahit olmadığımız bir yer hakkında sanki biliyormuşçasına sanki orada anlatılanlar vay efendim bence bura abartı demeden izleyelim. çünkü orada anlatılan her şey satırı satırına yaşanan şeyler.

belki orada yaşanan şey size mantıksız geliyor. içinizden diyorsunuz ki bu kadar basılacağı belli olan bir karakol böyle mi olur? 5 roket daha atsalar o karakol zaten biter diyorsunuz içinizden ama öyle değil işte. bir kere ben belki de bilmiyorumdur diyelim yahu çok zor değil.

basıldıktan sonra yerine yeni askerler astsubaylar ve subayların geldiği sonra tekrar basılan sonra aynı sahnenin tekrar oynandığı yerler karakollar var arkadaşlar. önü arkası dağ olan kimsenin oralardan geçmediği böyle yerler var. bu mantıksızlık film ile alakalı değil bu mantıksızlık bu terörün varoluşu ile alakalı. yıllardır verdiğimiz canlara yazık olması ile alakalı.

orada yanyana hayatını idame ettiren çok farklı kültürden sürüce insan sürüce adam erkek gibi delikanlı gibi yaşıyorlar. kah gülüyorlar kah ağlıyorlar kah sinirleniyorlar. insanlar insan. ve bu insanlar bu değerli evlatlar yok yere canından oluyor. sevdiğine kavuşma hasreti çekerken ölümün kucağına düşüyor. bir ülke evladını kaybettikten sonra ne anlamı kalır ki geride kalan ideolojilerin fikirlerin?

filmde kahramanlık beklemeyin. yok. polat alemdarlar yok o filmde. gerçek adamlar var. ölen, kolu bacağı kopan, şoka giren adamlar var. biz varız o filmde biz.

söyleyin hadi, sadece kalbinizle izlediğinizde hanginizin gözleri dolmadı?

orada görev yapan subayı da eri de bu ülke için orada. yemişim sizin burada orduya saldırmanızı ben. bakın adam ne diyor: "nasıl anlatırım bu dağları da en az ankara kadar sevdiğimi." bu sözdeki derinliği bile anlamıyor musunuz?

son alıntı gelsin bitirelim. "her savaş biter. bu savaşta bitecektir. bu savaş bittiğinde beni suçlayacaksınız. keşke beni sevebilseniz." burada ordu için bu konuşma çok net anlaşılacağı gibi. şu anda orduya bu kadar yüklenirken insanlar sanki orada bir şey anlatılmak isteniyor değil mi? onu da bir düşünün bakalım.

2/11/2009

>> Askerlik

hayatın devre arasıdır. yeri gelir ne kadar doğru olduğu tartışılır belki gencecik insanların eğitimlerini bitirdikleri zaman bilgiyle dolmuş bir haldeyken iş bulup mühendis olarak, kimyager olarak, biyolog olarak vs. vatana daha gerçekçi bir borç ödemesi ancak gitgide bu vatan borcunun bir külfete dönüşmesinin nedeni bugünkü halin kendisidir.

20 yıl boyunca devlet desteğiyle okullarda verdiğin eğitimle ülken için yetiştirdiğin mühendisi,doktoru orada bir hiç uğruna ölüme gönderebiliyorsan devlet olarak ve bu şehit olaylarının artık hiçbir önemi kalmadıysa, "45 saniyelik kahraman" oluyorsa bu evlatlar, 5 gün sonra adlarını kimse hatırlamıyorsa onların, sadece yitip giden hayatlarla bitiyorsa bu iş, sadece kaybedilen canın yanındakiler yanıyorsa eğer, hiçbir anlamı kalmıyor bu işin.

halbuki askerlik bu ülkede çok gün görmemiş adamın hayat stajı gibidir. nasıl bir üniversiteli staj yapmaya gittiğinde iş hayatının gerçekleri sadece çay getir götür olarak üzerine biniyorsa, askerlikte bir nevi öyle bir şeydir işte.

vatan borcu güzeldir. yapıp bitirdikten sonra keyfi daha da güzeldir. şereflidir en basitinden. ama harcanan canların hesabı birilerinden sorulmadıkan sonra anlamını yitirir. sadece yürek yakar, korku verir.

<- :: Sonraki Sayfa ->